Hakkında
hikayemiz
Her şey, 1970 yılında dedem Zeynel Efe’nin toprağa duyduğu derin saygıyla başladı. O zamanlar teknoloji bugünkü gibi değildi belki ama dedemin bildiği çok daha kıymetli bir sır vardı: “Zeytine evladın gibi bakarsan, o da sana altınını sunar.”
Ege’nin bereketli topraklarında, Memecik zeytinlerinin o kendine has, yoğun aromasının peşine düştü dedem. Yıllar geçti, mevsimler değişti ama Zeynel Efe’nin o ilk günkü titizliği hiç değişmedi. Bugün, dedemin o gün ektiği fidanların gölgesinde büyümüş bir torun olarak, bu kıymetli mirası ben devraldım.
Bizim için zeytinyağı sadece bir gıda değil, bir gelenek meselesidir. Bu yüzden organik bahçelerimizde, hiçbir kimyasal değmeden yetişen Memecik zeytinlerini dalından topladığımız gibi, bekletmeden aynı gün sıkıma götürüyoruz. Çünkü biliyoruz ki; gerçek kalite, zeytinin tazeliğini kaybetmeden yağa dönüştüğü o andadır.
Dedem Zeynel Efe’nin 1970’te başlattığı bu lezzet yolculuğunu, bugün aynı dürüstlük ve tutkuyla sürdürüyoruz. Şişelerimize sadece zeytinyağı değil, yarım asırlık bir aile sözünü ve doğanın saf mucizesini sığdırıyoruz.
Afiyet ve sağlıkla…
